İstanbul’da oturanlar, günübirlik veya konaklamalı olarak İstanbul’a bağlı Karadeniz kıyısındaki bu şirin kasabayı hafta sonu kaçış rotası yapabilirler. Keza farklı yerlerden gelenlerin de kafa dinlemek için tercih edebileği en güzel rotalardan.


Ağva, Şile’nin doğusunda, Şile’ye yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunan küçük ama tatil bakımından da bir o kadar popüler bir sahil kasabasıdır.

Adı tamda gerçeğe uygun olarak konmuş Ağva Latince’de “iki dere arasına kurulan köy ve su” anlamına gelmektedir. Gerçekten de Göksu ve Yeşilçay derelerinin Karadeniz’e döküldüğü noktada konumlanmıştır.
Ağva’ya ulaşım konusunda Şile yazımda (https://eatravelaugh.com/2017/08/17/sile/) araba veya otobüs gibi seçenekli ulaşım bilgilerini detaylı olarak paylaşmıştım. Tek fark özel aracı ile gelecekler için; Şile’ye geldikten sonra tabelaları takip ederek Ağva’ya doğru yoldan ayrılmak. İstanbul’a yaklaşık 110 km mesafede konumlanan Ağva’ya otobüsle ulaşım yaklaşık 3,5 saat sürüyor.

Yemyeşil doğası, masmavi denizi, güzel nehirleri ve çevresinde pek çok gezilecek yeri olan Ağva, dört mevsimde de tatil yapmaya elverişli şirin bir yer. Ağva denince akla ilk olarak huzur, doğa ve tesislerin özelliklerinden ötürü romantik tatiller geliyor. Bence bu yüzden otel seçimine de önem vermek gerekiyor. Bu sebeple bu yazımda konaklama yerine daha geniş yer vereceğim.
Haftanın stresini atmak, şehrin yorucu temposundan kurtulup sakinliğin tadını çıkarmak istiyorum diyorsanız Ağva ve buradaki oteller de tam olarak bu ihtiyaca cevap veriyor. Oteller müşterilerine en huzurlu, doğa ile iç içe ortamı sağlamak için adeta yarışıyorlar diyebilirim. Önemli günler veya tatillerde fiyatlar normalin çok üzerinde olsa da normal zamanda gayet uygun fiyatlara hizmet alabiliyorsunuz.

Ağva’da dere kenarında pek çok butik otel, pansiyon ve tesisler bulunuyor. Nehrin diğer ucunda olan tesisler sizi karşı kıyıdan tekne ile alıp kendi tesislerine ücretsiz ulaşımınızı sağlıyorlar.


İncelemek isterseniz; Park Mandalin, Beyaz Ev, Masal Evi, Temmuz Otel, Nehir Evi, Club Grand Becassier, Gizemli Nehir, Kapım otellerinin neredeyse hepsinin web siteleri var. Akşam yemeği için sahildeki Liman Restaurant’ı tercih edebilirsiniz.


Ayrıca Ağva yaz günleri denize girmek için de tercih edilebilecek bir rota; Göksu’nun Karadeniz’e dökülen ağzı geniş bir kumsala açılıyor. Burada denize girebileceğiniz hoş bir plaj var. Bunun yanında civarda da koylar var.
Kilimli Koyu: Ağva’ya oldukça yakın Koy, orman içinde ve etrafında falezler var. Yaz mevsiminde buradan denize girmek güzel bir plan olacaktır.
Kadırga Koyu: Ağva’ya 15 dakikalık mesafede bulunuyor.
Kalem Köy: Hititlerden Osmanlıya kadar birçok medeniyeti ağırlamış küçük bir beldedir.
Bu gezimde Ağva’ya geldikten sonra Bucaklı Köyü tabelasından ayrıldığınızda karşınıza çıkacak olan Ağva Teras Garden’da konakladım. Otel temiz ve konforluydu. Şömineli, jakuzili oda seçeneklerinin yanı sıra cibinlikli yatağı olan bungalov seçeneği de bulunuyor.




Otelin, deniz manzaralı geniş yemyeşil bir bahçesi var. Hatta bahçenin içinde var çeşit çeşit tavuklar, tavus kuşu, köpeklerin bulunduğu minik bir hayvanat bahçesi bile var.

Otelin küçük sevimli, deniz ve doğa manzaralı ve içinde şömine olan restoranının açık büfe kahvaltısı doyurucu zenginlikteydi.

Ben yılbaşı döneminde gittiğim için restoran balonlarla süslüydü. 🙂

Kışın şömineyi çok sevdiğimden ve doğa ile iç içe bir görünümü olduğundan ötürü ben burada konakladım. Ancak dilerseniz siz http://www.booking.com aracılığı ile şehir merkezinde uygun fiyatlı bir otel bulabilirsiniz. Benim konakladığım oteli incelemek isterseniz web sitesi: http://www.agvaterasgarden.com/


Benim için bu gezi tamamen stresten arınıp dinlendiğim, şömine keyfine doyduğum ve huzur bulduğum bir gezi oldu diyebilirim. Otel çalışanları da oldukça güler yüzlü ve yardımseverdi; kendilerine buradan da teşekkür ediyorum.
İstanbul’a dönüşü de tatile dahil etmek isterseniz yol üzerinde küçük molalar vererek aşağıda bahsedeceğim yerlere uğramanızı tavsiye ederim.

Kurudere Şelalesi: Hacıllı Köyü’nde bulunan Şelale, adını yaz aylarında adeta kuruma noktasına gelmesinden almış.

Gürlek Mağara ve Şelalesi : Hacıllı Köyü’ndeki mağara bu bölgenin doğal güzelliğin yanı sıra tarihinin eskilere dayandığını gösteriyor. Şelale’ye tırmanarak ulaşılıyor. Tırmanmadan önce aşağı kısımdaki Şelale’nin bitiş noktası bile güzel bir mola yeriydi.


Hacıllı Köyü’ndeki Onbir Göller Vadisi ve Hisartepe’deki Kale Kalıntısı, Sungurlu Dağ Değirmeni ve Onbir Göller Vadisi’ne de uğrayabilirsiniz.

Acıktıysanız yol üzerinde “Ateşim Gözleme” bulunuyor. Yan tarafta fotoğraflarını ve fiyatlarını gördüğünüz gözlemeleri lezzetli olmasının yanı sıra ortamı da güzeldi.




Saklı Göl: Karamandere Mahallesi’nde konumlanan bu büyük tesisin, İstanbul çıkışında Şile sapağına ayrılmadan önce ayrımı bulunuyor. İstanbul’a çok yakın olduğundan hafta sonu birkaç saat geçirmek, kahvaltı veya piknik yapmak için de gidilebilir. İncelemek isterseniz sağdaki fotoğrafta fiyat listesi var.

Saklı Göl’de arabanızı otoparka park edip yukarı çıktığınızda sizi bekleyen manzara büyülü bir cenneti andırıyor.


Sağdaki fotoğraftaki gibi kuşlar, ördekler gibi çeşitli hayvanlar için yapılan yuvalar hoş görünmesinin yanı sıra düşünceli bir hareket olmuş.


Yeni evlenen çiftler burayı düğün fotoğraflarını çektirmek için de tercih ediyorlarmış.

Bisiklet sporunu seviyorsanız; İmrendere sapağından başlayıp Saklı Göl’e oradan da Darlık Baraj Gölü’ne kadar uzanan Karamandere bisiklet parkuru da ayrıca bir hafta sonu aktivitesi olarak planlanabilir.
Yapmadan Dönme: İstanbul ‘da yaşıyorsanız Ağva’ya en az bir kez gitmelisiniz. Göl’de sandal turu da çok keyifli olacaktır. 🙂 Göksu Nehri kenarında uzun yürüyüşler yaparak ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Benim konakladığım otelde konaklamayı düşünürseniz şömineli odalardan birini tercih edip şömine keyfi yapmalısınız. Bisiklet sporunu seviyorsanız Karamandere bisiklet parkuruna sürüş planlamanızı tavsiye ederim.